Ana Sayfa Ne Demek? Anlamları ve Örnekleriyle Türk Kültüründe Önemli Kelimeler: Nakış, Eren, Töre, Sermek, Deyiş,...

Anlamları ve Örnekleriyle Türk Kültüründe Önemli Kelimeler: Nakış, Eren, Töre, Sermek, Deyiş, Bargah, Seki, İlim

0

Nakış kelimesi ile ilgili cümleler:

Nakış: Kumaş, deri veya başka bir malzeme üzerinde, iğne, tığ, boncuk veya tel gibi araçlar kullanarak yapılan süsleme işlemi.

  1. Elbisenin üstündeki nakışlar çok güzel işlenmiş.
  2. Oyuncunun oyuna getirdiği hareketler, maçı adeta bir nakış gibi süsledi.
  3. Bu yazma çok eski, üzerindeki nakışlar da aynı zamanda çok özenli.
  4. Geleneksel Türk nakışları dünyaca ünlüdür.
  5. Annem eline bir iğne ve iplik aldığında, harika nakışlar yapabilir.
  6. Onun yaptığı nakışlar gerçekten mükemmeldi.
  7. Yastık kılıfının üzerindeki nakışlar, odaya ayrı bir hava katıyor.
  8. Bu kumaşın üzerindeki nakışlar, ülkenin kültürünü yansıtıyor.
  9. Gelincik nakışlı oyalardan yapılmış çarşaf, yatağı süsledi.
  10. Kadınlar, günümüzde de nakış yapmayı öğrenerek, bu geleneksel el sanatının devamını sağlıyorlar.

Eş anlamlıları: işleme, süsleme, kabartma, dikiş

Kökeni: Farsça “naqqāsh” kelimesinden Türkçeye geçmiştir.


Eren ile ilgili cümleler:

Eren: Tasavvuf felsefesinde, Allah’a erişmiş, olgunlaşmış, manevi yolda ilerlemiş kişi.

  1. Eren, doğaya karşı olan sevgisiyle bilinir.
  2. Eren’in şiirleri, gençlerin gönlünde taht kurmuştur.
  3. Türk kültüründe “erenler” halkın önderi, yol göstericisi olarak bilinir.
  4. Eren, hayatı boyunca dürüstlük ve adaletten ayrılmamıştır.
  5. Erenlerin, toplumda birçok görevi vardır.
  6. Erenler, geleneksel Türk toplumunda manevi liderler olarak kabul edilir.
  7. Erenler, halk arasında saygın bir yere sahiptir.
  8. Eren’in hayat hikayesi, insanlara ilham veriyor.
  9. Türk tarihi, birçok büyük erenle doludur.

Eren, ailesine ve çevresine her zaman yardım etmeye çalışır.

Eş anlamlıları: derviş, sufî, bilge, yol gösterici

Kökeni: Türkçe bir kelime olarak kullanılmaktadır.

Eşseslileri: ermiş, aşık


TDK’ya göre, “töre” kelimesi şu anlamlara gelir:

  • Bir toplumda, o topluma özgü gelenek, görenek, adet ve kuralların tümü.
  • Bir işte, bir meslekte, bir sanatta uygulanması gereken kuralların bütünü.
  • Geçmişte yaşamış bir kimse ya da topluluğun gelenekleri.

Töre ile ilgili Örnek cümleler:

  1. Yöremizin töreleri, yaşlı nesiller tarafından gençlere aktarılıyor.
  2. Bu ailede, misafirperverliğe önem vermek bir töredir.
  3. Düğünlerde, yöremizde belirli bir tören takip edilir.
  4. Böyle bir durumda yapılacaklar, işyerindeki töreye uygun olarak belirlendi.
  5. Töreler, insanların bir arada uyum içinde yaşamasını sağlayan önemli kurallardır.
  6. Geleneksel düğün törenlerinde gelinin başını örten örtü, törenin sembolik bir parçasıdır.
  7. Bu işte, belirli bir töre takip edilerek hareket edilmesi gerekiyor.
  8. Yöre insanları arasındaki dostluk ve yardımlaşma, yöremizin önemli törelerinden biridir.
  9. Her yıl düzenlenen festivaller, yöre halkının kültür ve törelerini sergilemesi açısından önemlidir.
  10. Aile büyükleri, gençlere yöremizin törelerini öğretmek için toplantılar düzenliyor.

Eş anlamlıları: adet, gelenek, görenek, kurallar, teamül.

Eş sesliler: tören (TDK sözlüğüne göre, “tören” kelimesi, “resmi bir olayda belirli adetler ve kuralların yerine getirilmesi, kutlama” anlamına gelir.)


Sermek ile ilgili cümleler:

Sermek: Bir şeyi bir yere uzanacak biçimde yerleştirmek, yaymak veya serpiştirmek.” Örneğin: Masanın üzerine kitapları sermek.

  1. Annem, kahvaltıya hazırlanmak için masaya ekmekleri serdi.
  2. Bahçedeki çimleri biçtikten sonra, çimleri kuru zeminlere sermek gerekiyor.
  3. Öğretmen, öğrencilerin çalışmalarını masaya sererek kontrol ediyor.
  4. Kahveci, müşterilerin siparişlerini hazırlamak için kahve çekirdeklerini serpiştiriyor.
  5. Doktor, hastanın yaralarını iyileştirmek için ilaçları yaralara serpiştiriyor.
  6. Kumaş dükkanında, satıcının örnek kumaşları müşterilerin önüne serdi.
  7. Ev sahibi, konukları karşılamak için yemek masasına tabakları ve çatal-bıçakları serdi.
  8. Pasta yaparken, pastanın üstüne çikolata parçaları serpiştirilir.
  9. Yol çalışmaları için, asfaltın üzerine taşları sermek gerekiyor.
  10. Çiçek bahçesi hazırlarken, çiçekleri yere serpiştirmek ve düzenlemek gerekiyor.

Eş anlamlıları: yaymak, saçmak, döşemek, yerleştirmek, koymak, dizmek, serpiştirmek.

Eşseslileri: serpilmek, serinmek, serilme. (Ancak, buradaki “serinmek” kelimesinin “soğumak” anlamı olduğu unutulmamalıdır.)


Deyiş ile ilgili cümleler:

Deyiş: Ozanların, aşıkların, halk şairlerinin sözlü olarak söyledikleri, öyküleyici, düşünsel, duygusal ve mizahi içerikli şiirler.

  1. Türk halk kültüründe deyişler çok yaygındır.
  2. Atasözleri ve deyişler, bir toplumun kültürel birikimini yansıtır.
  3. Deyişler, insanların hayat tecrübelerini yansıtır.
  4. Deyişler, dilimizin zenginleşmesine katkı sağlar.
  5. Deyişler, geçmişten günümüze aktarılarak devam ettirilen bir kültürel mirastır.
  6. Deyişler, doğruyu ve yanlışı ayırt etmemizi sağlar.
  7. Deyişler, insanların günlük hayatta karşılaştıkları sorunlara çözüm yolları sunar.
  8. Türk halk müziğinde de birçkı deyişler kullanılır.
  9. Deyişler, şiirsel bir anlatımı olan sözlerdir.
  10. Deyişler, bir toplumun düşünce yapısını ve kültürel kimliğini yansıtır.

Eş anlamlıları: söz, vecize, özdeyiş, atasözü

Kökeni: Türkçe bir kelime olarak kullanılmaktadır.

Eşseslileri:


TDK’ya göre, “bargah” kelimesi şu anlamlara gelir:

  • Tarikat şeyhlerinin veya din büyüklerinin kaldığı oda veya yer.
  • Tapınak veya mabet.
  • Birinin huzurunda, önünde veya yanında, kendini saygı ve hayranlıkla andıran, saygın kişinin veya topluluğun yanı.

Bargah Kelimesinin Örnek cümleleri:

  1. Tarikat şeyhleri, genellikle kendilerine özgü bir bargahta kalırlar.
  2. Eski medreselerde, hocanın odası da bir tür bargah olarak kullanılırdı.
  3. Tapınakta, inananlar ibadetlerini yerine getirmek için bargaha gelirlerdi.
  4. Kendi içinde birçok odası olan bu yapıda, en büyük oda şeyhin bargahıdır.
  5. Şiirlerinde, şairler bazen bir büyüğün bargahına gitmekten bahsederler.
  6. Sultan, seçkinleriyle birlikte divanında toplanarak müzakereler yapardı.
  7. Kutsal kitap okumalarının yapıldığı yer, din adamlarının bargahıdır.
  8. İnsanlar, sorunlarını çözmek için, din adamlarının bargahına gelirler.
  9. Yöre halkı, tapınağın içindeki bargahı kutsal kabul eder ve saygı gösterir.
  10. Kendini saygın bir kişinin yanında bulanlar, onun bargahında oturup sohbet ederler.

Eş anlamlıları: dergah, tekke, zaviye.

Eşseslileri: meclis, konsey, divan.

YORUM YOK

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Exit mobile version